RİSK SERMAYESİ

      RİSK SERMAYESİ

      A. RİSK SERMAYESİ

      1. RİSK SERMAYESİ TANIMI
      1.1. Tanımlar
      Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği’nin 4. Maddesine göre bazı kavramlar şu şekildedir;

      a) Risk sermayesi yatırımı : Girişim şirketlerinin birinci el piyasalarda ihraç ettiği sermaye piyasası araçlarına yapılan uzun vadeli yatırımlardır. Risk sermayesi yatırımı, girişim şirketlerine ortak olmak suretiyle yapılabileceği gibi bu şirketlerin ihraç ettiği borçlanma senetlerinin satın alınması suretiyle de yapılabilir.

      b) Risk sermayesi yatırım ortaklığı : Kayıtlı sermayeli olarak kurulan ve çıkarılmış sermayelerini esas olarak sermaye ve faiz kazancı elde etmek amacıyla risk sermayesi yatırımlarına yönelten halka açık anonim ortaklıklardır.

      c) Girişim şirketi : Türkiye’de kurulmuş veya kurulacak olan, gelişme potansiyeli taşıyan ve kaynak ihtiyacı olan ortaklıklardır.

      d) Portföy değeri : Ortaklığın aktifinde bulunan, girişim şirketlerinin hisse senetleri ve borçlanma senetleri ile ikincil piyasalarda işlem gören sermaye piyasası araçları ve ters repo işlemlerinin rayiç değerleri toplamıdır.

      1.2. Girişim Şirketi
      Girişim şirketi; Türkiye’de kurulmuş veya kurulacak olan, gelişme potansiyeli taşıyan ve kaynak ihtiyacı olan ortaklıklardır.
      Girişim şirketlerine yatırım şu şekilde olur;
      Ortaklıkların girişim şirketlerine yapacağı risk sermayesi yatırımları taraflar arasında imzalanacak bir sözleşme çerçevesinde yapılır. Söz konusu sözleşmede girişim şirketinin yönetimi hususu başta olmak üzere ortaklığın ve girişim şirketinin hak ve yükümlülüklerine yer verilmesi zorunludur.
      Girişim şirketlerinin, sınai, zirai uygulama ve ticari pazar potansiyeli olan araç, gereç, malzeme, hizmet veya yeni ürün, yöntem, sistem ve üretim tekniklerinin meydana getirilmesini veya geliştirilmesini amaçlamaları ya da yönetim, teknik veya sermaye desteği ile bu amaçları gerçekleştirebilecek durumda olmaları gereklidir.

      1.3. Risk Sermayesi
      Teknoloji ağırlıklı sanayileşme stratejisinin benimsendiği başta ABD, İngiltere, Fransa, Japonya, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerde özellikle II. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan risk sermayesi genel olarak; dinamik, yaratıcı ancak finansal gücü yeterli olmayan girişimcilerin yatırım fikirlerini gerçekleştirmeye olanak tanıyan bir yatırım finansmanı biçimi olarak tanımlanabilir.

      Örneğin okul veya iş yaşamında sıkça kullanılan yapıştırmalı not kağıtları (post-it) veya tipp-ex kapatıcı boyaları ile temizlikte kullanılan scotch-brite temizlik süngerleri vb. gibi ürünleri önce icat etmek bir başka ifadeyle yaratmak, sonrada piyasaya sunmak isteyen şirketlerin finansman ihtiyaçları risk sermayesi finansmanının konusudur. Söz konusu finansman ihtiyacı, yukarıda sayılan ürünleri araştırma geliştirme aşamasından, pazarlama aşamasına kadar olan tüm süreç için ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, bu ürünlerin piyasada başarılı olması durumunda ise yüksek kar marjları ve büyük piyasa payları gerçekleştirilmektedir.

      Risk sermayesi yatırımında varolan risk, yeni bir ürün yaratılması ve piyasada tutulması riskidir. Ancak yüksek riskin yüksek getiriyi getireceğinden yola çıkan bu finansman modelinde; alınan riskin başarıya dönüşmesi durumunda sağlanacak yüksek kar marjı ve büyük satış hacminden kaynaklanan verimlilik artışı bu şirketlere ortak olmak suretiyle finansman sağlayan yatırımcıların faydasını oluşturur.

      Bu çerçevede, risk sermayesi, fon fazlasına sahip yatırımcıların, gelişme potansiyeli yüksek olan küçük ve orta ölçekli işletmelerin oluşumu ve faaliyete geçmesi için yaptıkları uzun vadeli bir yatırım olarak da ifade edilebilir.

      1.4. Risk Sermayesinin Amacı Ve Özellikleri
      Risk sermayesinin amacı; yatırım yapılan projenin dayandığı teknolojinin getireceği verimlilik artışından ortaya çıkan karı elde etmektir.

      Risk sermayesi özellikleri ise şunlardır;
      • Sermaye doğrudan veya finansal aracı kuruluşlar vasıtasıyla gelecek vaat eden projelere aktarılır.
      • Yapılan yatırım esas olarak bir özsermaye yatırımıdır. Yapılan yatırımlarda göz önünde tutulacak temel faktör şirketin büyüme ve verimlilik artışı potansiyelinin olmasıdır.
      • Risk sermayesi yatırımı, uzun vadeli bir yatırımdır.

      2. RİSK SERMAYESİ FİNANSMANINDA RİSK FAKTÖRLERİ

      2.1. Teknolojik Risk
      Şirketin araştırma geliştirme çalışmaları sırasında yeterli teknolojik deneyime sahip olmamasından veya fonun bu aşamayı kapsayacak yeterlilikte olmamasından kaynaklanan risktir.

      2.2. Yönetim Riski
      Kaynak aktarılan şirket yönetiminin, yönetim fonksiyonlarını yerine getirme yeteneğinden yoksun olabilme riskidir.

      2.3. Finansman Riski
      Üretim aşamasında, ürünü pazara eksiksiz taşıyacak ek finansmanın temin edilememe riskidir.

      2.4. Üretim Riski
      Kullanılan teknolojinin büyük ölçekli üretime elverişli olmaması riskidir. Aynı risk üretilecek örnek ürünün pazarlanabilir bir ürüne dönüşememesinde de söz konusudur.

      2.5. Pazarlama Riski
      Ürünün pazarlama aşamasındaki performansına bağlı olan bir risktir. Bu aşamada ürünün pazara sunumu, pazar hacmi ve rekabet koşullarının öne çıkması söz konusudur.

      2.6. Demode Olma Riski
      Yüksek teknoloji içeren ve yaşam süresi kısa olan ürünlerde, pazar koşullarının ürünün yeterli satış hacmine ulaşmadan ürünü demode etme riskidir. Bu durum özellikle elektronik ve bilgisayar sektöründe açıkça görülebilmektedir.

      3. RİSK SERMAYESİ FİNANSMAN YÖNTEMLERİ VE MODELLERİ

      3.1. Risk Sermayesi İle Finansman Yöntemleri
      Bir projenin hemen her aşaması risk sermayesi ile finanse edilebilir. Temel olarak bir projenin araştırma geliştirme aşamasında finanse edilmesi en bilinen finansman şeklidir. Yüksek belirsizliği nedeniyle aynı zamanda en riskli finansman aşaması olan bu devrede ortada henüz hiçbir fiziki ürün olmayıp yalnızca bir fikir ve bunun gerçekleştirilmesine ilişkin maliyetler söz konusudur.

      İkinci en riskli finansman aşaması, ürün geliştirme sürecinin veya pazara sunma aşamalarının finansmanını kapsayan başlangıç sermayesi finansmanıdır. Bu devrede, ticari amaçlı üretim ve satış için fon gereksinimi duyan firmalara kaynak aktarılır. Bir başka finansman tekniği ise tam kapasiteye ulaşmak için halen ek finansmana ihtiyaç duyan firmalara yönelik olanıdır.

      İleri aşama finansman tekniklerinden olan gelişme ve büyüme sermayesi ise halen faaliyette olan şirketlerin büyümelerinin finansmanına yöneliktir. Eğer şirket halka açılma aşamasına gelmiş ve halen bazı ek kaynaklara ihtiyaç duyuyorsa bu kapsamdaki finansmanı gündeme gelecektir.

      Diğer risk sermayesi yatırımları ise yerine koyma veya şirket kurtarma finansmanı tarzındadır. Yerine koyma finansmanında halka açılma öncesi projeden çıkmak isteyen ortakların paylarının satışının sağlanması hedeflenir. Kurtarma finansmanında ise zarardaki bir firmanın bazı ek finans olanakları ile karlı bir hale getirilmesi söz konusudur.

      3.2. Risk Sermayesi Modelleri
      Yatırım Fonu ve Yatırım Ortaklığı şeklindeki yapılanmalar, Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı (MKYO ) ve Menkul Kıymet Yatırım Fonunun (MKYF ) geliştirilmiş şeklidir
      .
      3.2.1. Yatırım Fonu
      Yatırım Fonu’nda yatırımcı, banka ve yatırım fonu şirketi arasında yürütülen bir yatırım ilişkisi bulunmaktadır. Yatırım Fonları ; A.B.D. modeline göre Anonim Şirket, İngiltere modeline göre İnançlı Mülkiyet (Katılma Belgesi karşılığında halktan toplanan fonlar, belge sahipleri adına inançlı mülkiyet ve riskin dağıtılması ilkeleri çerçevesinde yönetilir. İnançlı mülkiyet esasına göre oluşturulan fonlarda yatırımcılar pay sahibi olurken ,kurulan fonlarda ortaklık hakkına sahip değildirler. Şirket biçiminde kurulan yatırım fonlarında ise yatırımcılar pay sahibi olarak ortaklık hakkına sahiptir.) temelinde oluşturulmuşlardır.

      3.2.1. Yatırım Ortaklığı Modeli
      Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı ( MKYO ), riski dağıtmak ve portföy işletmek üzere kurulan anonim şirketlerdir. MKYO, kurucu ve imtiyazlı pay senedi ile tahvil ihraç edemezler ve katıldıkları kuruluşların sermayesinin %20’sinden, oy haklarının %10‘ undan fazlasına sahip olamazlar.

      3.3. Risk Sermayesi Piyasası Finansal Araçları

      3.3.1. Oydan Yoksun Hisse Senetleri
      Bu pay senetleri ileri de kısmen veya tamamen normal pay senetlerine çevrilebilir veya belli bir süre sonunda bedelleri ödenerek Küçük İşletmeler tarafından geri satın alınabilen senetlerdir.
      Oydan yoksun pay senetleri sabit bir gelir taşıması,kar payında öncelik alması,tasfiye halinde diğer hisse senetlerine göre öncelik hakkı taşıması açısından borç senetlerine yakındır.

      3.3.2. Kurucu Pay Senetleri
      Bu pay senetleri , belli bir süre için kuruculara önemli haklar veren bir pay senedidir. İşletmenin hisseleri borsada kote edildiğinde yada halka açıldığında oy hakkı ve ortaklık hakkı tanıyan senetlerdir.

      3.3.3. Normal Pay Senetleri
      Risk sermayedarına Küçük İşletmelerde oy hakkı ve kontrol etme hakkı veren, belli bir getiri ve kar payını garanti etmeyen senetlerdir. Bu senetlerin diğer bir türü de risk sermayedarına ortaklık hakkı, sabit veya belli bir oran üzerinden kara iştirak etme hakkı verir.


      3.3.4. Tahvile Çevrilebilir Pay Senetleri
      Tahvile çevrilebilir pay senetleri beş yıldan uzun vadeli araçlardır.

      4. RİSK SERMAYESİ YATIRIMINI KİMLER YAPABİLİR?
      Risk sermayesi yatırım ortaklığı, bu tür bir faaliyeti yapabilecek şirket tiplerinden yalnızca bir tanesidir. Sonuçta risk sermayesi yatırımı bir yatırım kararı olup, bunu kişiler veya herhangi bir şirket de yapabilir. Ancak teknolojik gelişimin ulusal bir sorun olmasını dikkate alan devlet, kontrollü ve denetim altında, halkın da yararlandırılabileceği bir finansal sistemi gözettiğinden Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemelerine tabi bir halka açık yatırım ortaklığı yapısına vergisel teşvik sağlayarak, söz konusu şirketlerin portföy işletmeciliğinden doğan kazançları kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

      Risk sermayesi yatırımı için finansal kaynak sağlayan yatırımcılar, bu yatırımlarından kolayca çıkabilecekleri çıkış yollarının oluşmuş olmasını gözetirler. Temel olarak bu tür bir yatırımdan, kurulan şirketin hisse senetlerinin belirli bir zaman periyodu sonunda borsada halka satılması suretiyle veya hisse senetlerinin hedeflenen yatırım süresi sonunda üçüncü bir şirkete, başka kişilere veya şirketin diğer ortaklarına satılması suretiyle çıkılabilir.

      B. RİSK SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIKLARI

      1. Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı

      1.1. Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıklarının Tanımı ve Kuruluşu
      Her şeyden önce risk sermayesi yatırım ortaklıkları bir yatırım ortaklığıdır. Bu nedenle sermaye piyasası mevzuatında düzenlemelerine tabidir. Anonim şirket olmalarından dolayı da sermaye piyasası mevzuatında düzenlenmemiş konularda Türk Ticaret Kanunu düzenlemelerine uymak zorundadır.

      Yatırım ortaklıklarının temel fonksiyonu, küçük tasarruf sahiplerinin birikimlerini bir havuzda toplayarak değişik menkul kıymetlere yatırım yaparak bu yolla elde edilen kazancı ortaklarına payları oranında dağıtmaktır. Risk sermaye yatırım ortaklıklarının da temel amacı bu olmakla beraber farklı oldukları konu, sermaye ve faiz kazancı elde etmek amacıyla riskli konulardaki şirketlere yatırım yapmasıdır.

      Risk sermayesi yatırım ortaklıkları, Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde yeni bir anonim şirket olarak kurulabildikleri gibi, mevcut ortaklıkların esas sözleşmelerini Kurul düzenlemelerine uygun olarak değiştirerek, risk sermayesi yatırım ortaklığına dönüşmeleri de mümkündür. Her iki şekilde risk sermayesi yatırım ortaklıklarının kuruluşunun Kurulca uygun görülmesi gereklidir.

      Kurulca başvurunun uygun görülmesi halinde, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına kuruluş izni için başvurulur. Risk sermayesi yatırım ortaklıkları Bakanlığın kuruluş iznini vermesinin ardından, kuruluşun tescilini takiben yatırılan sermaye kullanılarak şirket portföyü oluşturulmaya başlanır.

      2. RİSK SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIKLARININ FAALİYET SİSTEMİ

      2.1. Faaliyet Kapsamı
      Ortaklıklar;
      • Adi veya imtiyazlı hisse senetlerini satın almak suretiyle girişim şirketlerine ortak olabilir,
      • Girişim şirketlerinin ihraç ettiği borçlanma senetlerini satın alabilir,
      • Girişim şirketlerinin yönetimine katılabilir, bu şirketlere danışmanlık hizmeti verebilir,
      • Herhangi bir yönetim ve sermaye ilişkisi olmamak kaydıyla, diğer risk sermayesi yatırım ortaklıklarına yatırım yapabilir,
      • Portföylerini çeşitlendirmek amacıyla ikinci el piyasalarda işlem gören sermaye piyasası araçlarına yatırım yapabilir,
      • Sermaye piyasası dahilinde borçlanma senedi ihraç edebilir.

      2.2. Faaliyet Yasakları
      Ortaklıklar;
      • Ödünç para verme işleri ile uğraşamaz,
      • Bankalar Kanunu'nda tanımlandığı üzere mevduat toplayamaz, mevduat toplama sonucunu verecek iş ve işlemlerde bulunamaz,
      • Ticari, sınai veya zirai faaliyetlerde bulunamaz,
      • Risk sermayesi yatırımı ve Tebliğ'de izin verilmiş diğer faaliyetler dışında sermaye piyasası faaliyetinde bulunamaz,
      • Altın ve kıymetli madenlere yatırım yapamaz,
      • Herhangi bir amaçla vadeli işlem sözleşmesi yapamaz,
      • Menkul kıymetleri açığa satamaz ve ödünç menkul kıymet işlemi yapamaz,
      • Faaliyetlerinin gerektirdiği miktar ve değerden fazla gayrimenkul edinemez.

      2.3. Faaliyet Sınırlamaları
      Ortaklıklar;
      • Ortaklık sermayesinde %10'dan fazla pay sahibi olan ortakların, yönetim kurulu üyelerinin ve genel müdürün ayrı ayrı ya da birlikte sermayelerinin %10'undan fazlasına sahip oldukları şirketlere esas sözleşmelerinde hüküm olmadıkça yatırım yapamaz,
      • Girişim şirketlerinin ihraç ettiği menkul kıymetler dışında kalan ve ikincil piyasalarda işlem gören menkul kıymetlere portföy değerinin %35'inden fazlasını yatıramaz,
      • İkincil piyasalarda işlem gören tek bir şirketin ihraç etmiş olduğu menkul kıymetlere portföy değerinin %10'undan fazlasını yatıramaz,
      • İkincil piyasalarda işlem gören tek bir şirketin sermayesi veya oy haklarının %5'inden fazlasına sahip olamaz,
      • Diğer risk sermayesi yatırım ortaklıklarına portföy değerinin %10'undan fazlasını yatıramaz.

      2.4. Denetim, Borçlanma ve Danışmanlık
      Hisse senetlerinin halka arz edildiği hesap dönemi itibariyle risk sermayesi yatırım ortaklıkları, sürekli denetime tabidir. Bunun sonucu olarak şirketin finansal tabloları Kurul tarafından listeye alınmış bir bağımsız denetim kuruluşu tarafından altıncı ve onikinci ay sonları itibariyle denetlenir.

      Ortaklıklar, bağımsız denetimden geçmiş en son bilançolarında yer alan öz sermaye tutarlarının üç katı kadar kredi kullanabilirler ve sermaye piyasası mevzuatındaki sınırlamalar dahilinde borçlanma senedi ihraç edebilirler. Ancak kullandıkları krediler ihraç edecekleri borçlanma senetleri için sermaye piyasası mevzuatınca hesaplanacak ihraç limitinden düşülür.

      Ortaklıklar, esas sözleşmelerinde hüküm bulunmak ve yönetim kurulunca karar alınmak kaydıyla, faaliyetleri ile ilgili konularda kullanılmak üzere girişim şirketlerinin seçimine ve yatırımların yönetimine ilişkin olarak uzmanlaşmış kişi ve kuruluşlardan danışmanlık hizmeti alabilirler.

      2.5. Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıklarının Vergilendirilmesi
      Yürürlükteki vergi mevzuatı, halka açık bir şirketin risk sermayesi yatırımı yapmasını vergisel açıdan destekleyerek, bu şirketlerin yüksek verimlilik artışlarından küçük yatırımcıların temettü olarak yararlanmalarını temin etmek istemiş, halkın sermaye piyasası yoluyla bu şirketlerin yüksek rantından yararlanmasını vergisel teşviklerle sağlamaya çalışmıştır.

      2.5.1. RSYO Açısından Vergilendirme
      RSYO’nın portföy işletmeciliği kazançları kurumlar vergisinden istisnadır.
      RSYO’nın portföy işletmeciliği kazançları için stopaj oranı %0'dır.

      2.5.2. RSYO Kar Payı Elde Eden Gerçek Kişiler Açısından
      1.1.1999 yılından itibaren RSYO kar payı elde eden gerçek kişiler, bu gelirlerinin üzerinden 1/3 oranında vergi alacağı hesaplayacaklar, ayrıca enflasyondan arındırma amacıyla kar paylarına Maliye Bakanlığı’nca tespit edilen oranda indirim oranı uygulayacaklardır. Daha sonra hesaplanan kar payları, Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde belirlenen vergi oranları çerçevesinde vergilendirilecektir. Buna göre, kar paylarına vergi alacağı ve indirim oranı uygulandıktan sonra kalan tutarın 1999 yılı gelirleri için 3 milyar 500 milyon TL’nı aşması halinde beyanname verilecektir. Ayrıca, gerçek kişilerin vergi alacağı, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisine mahsup edilecektir.

      2.5.3. RSYO Kar Payı Elde Eden Kurumlar Açısından
      Tam ve dar mükellef kurumlar için kar payları, ticari kazanç olarak beyan edilerek vergilendirilecektir.



      3. RİSK SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI HİSSE SENETLERİNİN HALKA ARZI
      Risk sermayesi yatırım ortaklıkları kuruluşundan sonra en geç bir yıl içinde faaliyetlerini yürütmek için gerekli olan organizasyonu kurup, kaynakları ile yatırım portföyünü oluştururlar. Daha sonra halka arz edilecek hisse senetlerinin kayda alınması
      talebiyle Kurul'a başvurmaları zorunludur. Tescili takip eden,

      1 yıl içinde ortaklığın çıkarılmış sermayesinin en az %10'unun,
      3. yıl sonuna kadar %30'unun,
      5. yıl sonuna kadar %49'unun
      halka arz edilmesi zorunludur.

      Kurul kaydına alınması uygun görülen gayrimenkul yatırım ortaklığı hisse senetleri gerekli ilan ve duyuru sürelerinden sonra satış yerlerinde halka arz edilir.

      Kurul, ortaklıkların portföy işletmeciliği faaliyet izni başvurusunu ve hisse senetlerinin kayda alınması başvurusunu birlikte değerlendirir. Portföy işletmeciliği faaliyet izni verilmesinde urul esas olarak, ortaklığın faaliyetlerini yürütmeye elverişli bir mekana, donanıma, personele, organizasyona, yöneticilere sahip olup olmadığını inceler ve inceleme sonucunda ortaklığın portföy işletmeciliği faaliyetini yürütebileceği sonucuna varırsa bu konuda yetki belgesi verir.

      Kayda alma hususunda ise Kurul başvuruları, izahname ve sirkülerin ortaklık ve halka arz olunacak hisse senetlerine ilişkin mevzuatta öngörülen bilgileri içerip içermediğini dikkate alarak, kamunun aydınlatılması çerçevesinde inceler, incelemeleri sonucunda açıklamaların yeterli olmadığı ve gerçeği dürüst bir biçimde yansıtmayarak halkın istismarına yol açacağı sonucuna varılırsa, gerekçe gösterilerek başvuru konusu hisse senetlerinin Kurul kaydına almayabilir, uygun görülen hisse senetleri Kurul kaydına alınır.

      Kurul kaydına alınma, ihraç edilen hisse senetlerinin ve ortaklığın Kurul veya kamuca garanti anlamına gelmez ve reklam amacıyla kullanılamaz.
      Hisse senetlerinin Kurul kaydına alınmasından sonra, Kurul’ca onaylanmış izahname, kayıt belgesi tarihinden itibaren 15 gün içinde ortaklığın kayıtlı olduğu, tedrici kuruluşta ise ortaklığın merkezinin bulunduğu Ticaret Sicili’ne tescil ve TTSG’nde ilan ettirilir.

      Tasarruf sahipleri sirküleri; izahnamenin tescilinden itibaren, 15 gün içinde yayımlanarak hisse senetleri satışa sunulur. Risk sermayesi yatırım ortaklığına yatırım yapmak isteyen yatırımcı gazetelerde yayınlanan sirküler ilanlarını takip ederek burada belirtilen satış yerlerinden alım yapabilir.

      4. RİSK SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞINA YATIRIM YAPILMASI

      4.1. Yatırım Yapılması
      Risk sermayesi yatırımı uzun vadeli yatırımlardır. Bu yatırım, girişim şirketlerine ortak olmak suretiyle yapılabileceği gibi bu şirketlerin ihraç ettiği borçlanma senetlerinin satın alınması suretiyle de yapılabilir.

      Tasarruf sahipleri, RSYO’nın hisse senetlerini birincil piyasa olarak adlandırılan halka arzdan veya ikincil piyasa olarak adlandırılan borsadan satın alabilirler ve aldıkları hisse senetlerini yine borsada elden çıkarabilirler.

      Yatırımcı, yatırım yapacağı risk sermayesi yatırım ortaklığının karlılık durumunu, finansman yapısını, faaliyetleri ve yatırımları hakkında bilgileri, şirketin faaliyet raporlarından, kamuya açıklanan mali tablolarından izlemeli ayrıca, şirketin sermaye, yönetim, portföy yapısı ve mali yapısı ile faaliyetleri hakkındaki değişikliklere ilişkin olarak şirket tarafından borsaya bildirilen açıklamaları takip etmelidir.

      Diğer yatırım ortaklıklarından farklı olarak bu şirketlerin yatırım yaptıkları şirketlerin faaliyet konuları yeni teknoloji konuları içerdiğinden, RSYO’larının getirisi yatırım yaptığı şirketin yeni ürünün piyasada başarılı olup olmamasına bağlıdır. Bu nedenle diğer yatırım seçeneklerine göre daha yüksek bir risk içerir ve daha uzun süreli bir yatırıma ihtiyaç duyulur. Yatırımcı olarak kısa vadeli yatırım yapmak istiyor ve paranızı fazla riske atmak istemiyorsanız bu tür yatırımlardan kaçınmanız gerekir.


      4.2. Kimler Risk Sermayesi Yatırımı Yapabilirler Ve Yatırımın Avantajları
      Risk sermayesi yatırım ortaklığı, bu tür bir faaliyeti yapabilecek şirket tiplerinden yalnızca bir tanesidir. Sonuçta risk sermayesi yatırımı bir yatırım kararı olup, bunu kişiler veya herhangi bir şirket de yapabilir. Ancak teknolojik gelişimin ulusal bir sorun olmasını dikkate alan devlet, kontrollü ve denetim altında, halkın da yararlandırılabileceği bir finansal sistemi gözettiğinden Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemelerine tabi bir halka açık yatırım ortaklığı yapısına vergisel teşvik sağlayarak, söz konusu şirketlerin portföy işletmeciliğinden doğan kazançları kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

      Risk sermayesi yatırımı için finansal kaynak sağlayan yatırımcılar, bu yatırımlarından kolayca çıkabilecekleri çıkış yollarının oluşmuş olmasını gözetirler. Temel olarak bu tür bir yatırımdan, kurulan şirketin hisse senetlerinin belirli bir zaman periyodu sonunda borsada halka satılması suretiyle veya hisse senetlerinin hedeflenen yatırım süresi sonunda üçüncü bir şirkete, başka kişilere veya şirketin diğer ortaklarına satılması suretiyle çıkılabilir.

      Tasarrufçu Açısından Yatırımın Avantajları İse;
      • Ortaya koyduğu sermayesi yani tasarrufu, profesyonel ve güvenilir portföy yöneticileri tarafından yönetilmektedir,
      • Yatırım yapılan projenin dayandığı teknolojinin getireceği verimlilik artışından ötürü piyasanın ortalama getirisinin üzerinde bir kar elde edilebilmektedir,
      • Yatırımcıların kar payı hakkı dışında diğer tüm anonim ortaklıklarda olduğu gibi tasfiye payı hakkı, bedelsiz hisse senedi hakkı, yeni pay alma hakkı (rüçhan hakkı), genel kurullara katılma hakkı, oy verme hakkı, bilgi alma hakkı, inceleme ve denetleme hakkı vb. hakları vardır.
      • Ortaklık portföyünün, portföye alınacak farklı risk sermayesi şirketlerinin menkul kıymetleri ve diğer sermaye piyasası araçlarıyla çeşitlendirilmesi nedeniyle risk azaltılabilmektedir.

      Ekonomi Açısından Yatırımın Avantajları İse;
      Dinamik, yaratıcı ancak finansal gücü yeterli olmayan girişimcilerin yatırım fikirlerini gerçekleştirmelerine olanak tanınarak, bilimsel ve teknolojik alanda dünya ülkeleri ile rekabet edebilecek ürünlerin ortaya konulması sağlanabilmektedir
      4.3. Yatırımcının Şirket Hakkında Temel Bilgileri Sağlayabileceği Belgeler
      Yatırımcılar, RSYO’nın hisse senetlerinin halka arzı sırasında ve sonrasında ihtiyaç duydukları bilgileri aşağıdaki belgelerden elde edebilirler.

      Esas Sözleşme
      RSYO’nın esas sözleşmeleri şirketin kuruluşunu konu alan bir sözleşmedir. Şirket’in hukuki varlığı esas sözleşmenin tescili ile gerçekleşir. Esas sözleşmede, şirketin adı, adresi, süresi, kuruluş amacı, şirketin ortaklık yapısı, portföy yönetimine ilişkin esaslar, yatırım sınırlamaları, yönetim kuruluna ve genel kurula ilişkin bilgiler v.b. bilgiler yeralır.

      İzahname
      İzahname, halka arzda şirket hisse senetlerini satınalmak suretiyle şirkete ortak olacak yatırımcılara şirketin amacı, süresi, ticaret unvanı, tescil tarihi ve numarası, halka arzedilecek hisse senetlerinin tutarı ve oranı, şirketin faaliyet ve yatırımları, şirketin finansal tabloları, imtiyazlı paylar…vb konularda bilgi vermeyi amaçlayan bir kamuyu aydınlatma aracıdır.

      Sirküler
      Sirküler, şirket hisse senetlerini satınalmak suretiyle şirkete ortak olacak yatırımcıların halka arza çağrılması amacıyla yayınlanan bir duyurudur. Sirküler de izahname gibi hisse senetlerinin halka arzı sırasında hazırlanır ve şirkete ait temel bilgileri daha özet bir şekilde içerir. Bu duyuruda izahnamenin ilan edildiği gazetelerin numara ve tarihlerinin gösterilmesi gereklidir.

      4.5. Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıklarına Ait Finansal Bilgiler Nereden Alınabilir
      Hisse senetleri borsada işlem gören ortaklıklar, dolayısıyla RSYO, finansal tablolarını 3 aylık dönemler itibariyle hazırlamak ve hesap döneminin bitimini izleyen 10 hafta içerisinde hazırladıkları ayrıntılı bilanço ve gelir tabloları ile bağımsız denetim raporunu Kurul’a ve borsa bülteninde yayımlanmak üzere ilgili borsaya göndermekle yükümlüdür.

      RSYO mali tablolarını her yıl olağan genel kurul toplantılarını izleyen 30 gün içinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlatmak zorundadır. Bu ilan zorunluluğuna ek olarak, ülke çapında dağıtımı yapılan herhangi bir gazetede ve merkezlerinin bulunduğu yerde çıkan en yüksek tirajlı iki mahalli gazeteden birinde sözkonusu mali tabloların yıllık olağan genel kurul toplantısını izleyen 30 gün içinde ilan edilmesi gereklidir.

      C. RİSK SERMAYESİNİN ÜLKEMİZDEKİ DURUMU

      1. HİSSE SENEDİ İLE FON SAĞLAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR
      Risk Sermayesi, hisse senedi aracılığı ile işletmelere fon sağlama yollarından biridir. Küçük işletmelerce hisse senedi arzı ile fon sağlamada bazı güçlüklerle karşılaşılabilmektedir.

      1.1. Arz yönlü

      a. Yatırımcı Azlığı
      S.P.K. , halka arz edilen hisse senetlerinin üç ayı geçmemek üzere tanınacak satış süresi sonunda tamamen satılmasını ve bedellerinin kurucular, pay sahipleri, aracı kurum veya bankalar tarafından taahhüt edilmesini ister. Bu taahhüt, süre sonunda satılmayan senetlerin kurucular, pay sahipleri veya aracı şirketler tarafından alınması ve bedellerinin nakden ödenmesini kapsar.

      b. Likidite Sorunu
      Firmaların kredibilitesi nedeniyle hisse senetlerinin borsada alım-satımının olmaması, hisse senetlerinin gereğinde elden çıkarılmasına imkan veren piyasaların oluşmaması,bu tür senetleri satın alan yada almayı düşünenler açısından bir likidite sorunu taşımaktadır.

      c. Sermaye Artırımında Nakit Güçlüğü
      S.P.K. halka arz yolu ile satılan hisse senetleri bedellerinin tam olarak ve nakden ödenmesi şartını getirmektedir ( Md.7 ). Bu durum sağlam mali alt yapıya sahip olmayan firmaların hisse senetlerinin halka arz yolu ile satılmalarını güçleştirir.

      d. Yüksek Enflasyon
      Uzun süreli bir yatırım olan risk sermayesi yatırımları , yüksek enflasyon nedeniyle yatırımcılar tarafından tercih edilmemektedir.

      1.2. Talep Yönlü
      Anonim Şirket dışında sermaye şirketi niteliğindeki Limitet Şirketlerin pay ihraç edebilme özelliklerinin olmayışı,yatırımcıları kısıtlayan engellerden biri olarak görülebilir.
      Limitet Şirketlerin pay ihraç edebilir hale getirilmeleri ile genişleyecek olan şirketler pazarına ilgi duyacak yeni yatırımcıları pazara çekerek sektöre olan arzı artırabilecektir.

      2. RİSK SERMAYESİNİN GELİŞTİRİLMESİ UYGULAMALARI

      2.1. Dünyada Risk Sermayesinin Geliştirilmesi için Yapılan Uygulamalar
      Yeni kurulmuş veya kurulmakta olan girişim şirketlerinin kaynak bulmalarında zorlanmalarının nedeni, bilinen diğer şirketlere göre yeni bir projenin nekadar başarılı olacağının bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenlede bu projelere yapılan yatırım, risk sermayesi olarak tanımlanmaktadır. Risk sermaye şirketlerinin hemen hiçbir ülkede devlet desteği olmaksızın gelişme göstermesi mümkün olmamıştır. Ancak sağlanan devlet desteği, ülkelerin ekonomik koşullarına ve mali piyasalarının yapılarına göre farklılık göstermektedir.

      OECD ülkelerinde risk sermaye şirketlerine yapılan devlet desteği iki ana grup altında incelenmektedir. Birincisi doğrudan sağlanan destekler, ikincisi dolaylı destekleme şekilleridir.
      Doğrudan destekler;
      a) doğrudan sermaye temini (ortaklık şeklinde veya uzun vadeli düşük faizli kredi sağlamak gibi)
      b) mali teşvikler (vergisel teşvikler, kredi garantisi, hisse garantisi, kurumsal düzenlemeler) olarak incelenmektedir.

      Risk sermayesi şirketlerinin ekonomiye kısa sürede enjekte edilmelerinde en etkin destek, devletin bu şirketlerden hisse alarak ortaklık yolu ile finansman sağlaması veya kendisinin risk sermaye şirketi kurarak özel sektöre hisse satması şeklidir. Yine bu şirketlerin ticari bankalardan kolay temin edemiyecekleri kredilerin, devlet bankalarından çok cazip koşullarda (10 ila 25 yıl vadeli, düşük faizli) kredi temin etmeleri finansman sorunlarını çözmektedir.

      Vergisel teşvikler iki türlü olabilmektedir. Yatırım değeri üzerinden hesaplanan vergi indirimleri ve projenin gerçekleştirilmesinden sonra sağlanan karın vergilendirilmesi şeklidir. Risk sermaye şirketine cazip gelen uygulama, kazancın vergilendirilmesi şeklidir. Çünki ürün pazarlama aşamasına kadar şirket vergi ödeme yükümlülüğünde olmayacaktır. Kazancın vergilendirilmesinde vergiye tabi kazanç miktarı ve limiti belirlenerek muafiyet kapsamında olan kısım cazip hale getirilebilmektedir.

      Bazı ülkelerde devlet kredi vermek yerine, şirketin ticari bankalardan sağlayacağı krediye devlet garantisi vererek finansman sorununa çözüm getirilmektedir. Ancak bu uygulama risk sermaye şirketleri açısından en az avantajlı olan destek şeklidir. Çünki kredinin tamamı garanti edilmediği gibi (%50-75), şirketin başarısız olması halinde devlet bu zararı üstleneceğinden, piyasa koşullarında temin edilen krediye ayrıca %0,5-2.0 arasında değişen oranda masraf tahakkuk ettirilmektedir.

      Risk sermaye şirketlerine kaynak temin etmenin bir başka şekli de, şirket hisselerine devlet güvencesi sağlanarak özel sektörün veya yatırımcının ilgisini arttırmaktır. Burada da hisse garanti oranları ülkelere göre değişiklik göstermekle beraber, getiri %30 ila 50 arasında beklenildiğinden devlet, şirket hisselerini %50 oranında garanti etmektedir.

      Risk sermaye şirketlerine devlet desteği olarak kurumsal düzenlemeler yoluyla da kaynak yaratılmıştır. Özellikle ABD’de yaygın olan uygulama yaşlılık fonları, sigorta şirketleri gibi mali kurumların yasal statülerinde gerekli düzenlemeler yapılmak suretiyle risk sermaye şirketlerine doğrudan ortaklık veya hisse satın almaları teşvik edilmiştir.

      Dolaylı devlet desteği; mali piyasalarda yapılacak düzenlemelerle kaynakların risk sermayesi yatırımlarına yönlendirilmesi ile bu şirketlerin kaynak ihtiyaçlarını doğrudan kendilerinin sağlama olanağı yaratma şeklidir. Özellikle risk sermaye şirket hisselerinin borsada işlem hacmini arttırıcı önlemler getirilmesi, mali kurumların risk sermaye şirketlerine cazip borçlanma olanakları sağlayan yeni mali araçlar geliştirilmesinin teşvik edilmesi bilinen etkin yöntemlerdir.

      Risk sermaye şirketlerine sağlanacak devlet desteğinin hangi aşamada yapılacağı konusu da ülkelere göre farklılık göstermekle birlikte, yaygın uygulama biçimi erken aşama finansmanı ve başlangıç aşamasında sağlanan finansmandır. Çünki yeni kurulan şirketin finansman ihtiyacı daha büyük ve kaynak bulması daha zordur. Hükümetler, later-stage finansmanı (daha çok ürün pazarlama aşamasında) ve geç aşama finansmanı da (şirketlerin büyüme aşamaları-şirket birleşmeleri gibi..) sağlamaktadırlar.

      Risk sermaye şirketlerine yapılan devlet yardımları, ülke ekonomik kalkınma planları ile uyumlu olmaları gerektiğinden, pek çok OECD ülkelerinde bölgesel programlar uygulanmaktadır. Bu programlar, ülkenin az gelişmiş bölgelerinde kurulan risk sermaye şirketlerine doğrudan sermaye yardımı biçiminde ve erken aşama finansmanı olarak yoğunlaşmaktadır. Ayrıca buralarda gerçekleştirilecek projelerde kalkınma programlarına uygun olan seçilmiş projeler olmaktadır.

      Risk sermaye şirketlerine devlet desteği olarak sağlanan kaynak dışında proje danışmanlığı gibi teknik yardımlar da yapılmaktadır.

      2.2. Türkiye’de Risk Sermayesinin Geliştirilmesi İçin Öneriler
      Girişim şirketleri, yeni kurulan ya da kurulmakta olan şirketler olup, amaçladıkları faaliyetleri gerçekleştirip gerçekleştiremeyecekleri, başarı ve kâr elde edip edemeyecekleri bilinmeyen şirketlerdir ve bu anlamda, RSYO’ları riskli bir yatırıma fon aktarmaktadırlar.

      Diğer taraftan, yatırım yapılan girişim şirketleri başarılı olması ve hisselerinin beklenilen ölçüde değer kazanması halinde yatırım yapılan fonlar yüksek sermaye kazancı ile birlikte RSYO’na geri dönmektedir. Bu nedenle, RSYO’ları kar amaçlı kuruluşlar olup gelişmiş piyasalarda ağırlıklı olarak özel sektör yatırımcılarının ilgi duyduğu bir yatırım biçimidir.

      Diğer ülke örneklerinde risk sermayedarları sosyal güvenlik kuruluşları, özel sigorta şirketleri ve bankalar başta olmak üzere özel sektör ve kamu kuruluşları ile birikmiş tasarrufları değerlendirmek isteyen bireylerden oluşmaktadır.

      Çeşitli kaynaklarda, Risk Sermayesi kültürünün ülkemizde yerleşmesinin kısa sürede gerçekleşememiş olmasına esas olarak iki neden gösterilmiştir.

      Birincisi; ülkemizdeki mevcut ekonomik koşulların yatırımcıları kısa vadede getirisi olmayan, kar garantisi olmadan uzun vadeli yatırımlara yönelmelerini zorlaştırması.

      İkincisi ise; risk sermayesi kültürünün yerleşmiş olduğu sanayileşmiş ülkelerde olduğu gibi başlangıç yıllarında Devlet desteğine ihtiyaç duyulmasıdır.

      Diğer bir neden olarak Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıkları Tebliğinde sınırlayıcı hükümlerin bulunmasına işaret edilmekle beraber, risk sermayesi şirketlerinin kurulması ve yaygınlaşması için öncelikle kaynak sorununun çözümü gerektiği bildirilmektedir.

      OECD ülkelerindeki uygulamada olduğu gibi, risk sermayesi şirketlerinin ülkemizde yaygınlaşması için Devlet desteğinin gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Sağlanacak devlet desteğinin;

      a) Doğrudan kaynak temini
      b) Mali teşvikler
      c) Dolaylı Devlet desteği şeklinde olabileceği

      ve bu desteklerin aşağıda belirtilen şekilde gerçekleştirilmesinin mümkün olabileceği düşünülmektedir.

      • Risk sermaye şirketlerine kaynak yaratmak amacıyla Kamu ağırlıklı Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı kurulması,
      • Risk sermaye şirketlerine yatırım yapan yatırımcıların zararlarının karşılanması ve risk sermaye şirketlerinin ticari bankalardan temin edecekleri kredilere garanti vermek için Garanti Fonunun kurulması,
      • Bazı kuruluşların Kuruluş Kanunlarında fon yaratmak için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, (Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve diğer…)
      • Teşvik Mevzuatının yeniden gözden geçirilmesi,
      • Vergi Kanunlarında gerekli düzenlemelerin yapılması,
      • Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı Tebliğinde gerekli değişikliklerin yapılması.