GEMİ İNŞAAT SETÖRÜNDE LEAN MANUFACTURİNG VE UYGULAMALARI

      GEMİ İNŞAAT SETÖRÜNDE LEAN MANUFACTURİNG VE UYGULAMALARI

      Lean Manufacturing Nedir?

      Son yıllarda otomotiv sektöründen uçak sektörüne ve hatta bilgisayar sektörüne bir çok üretim sektöründe uygulanmakta olan Lean Manufacturing, ilk olarak 1988 yılında Toyota şirketi tarafından uygulanmaya başlamıştır. Toyota Şirketi, rakibi olan Ford Şirketi ile rekabet gücünü artırabilmek amacıyla 1988 yılında Toyota Production System (TPS) adlı yeni bir üretim modelini uygulamaya başladı.

      Ford şirketi geniş mekanlarda çok sayıda stokla ve aynı modelden çok fazla sayıda üretim yaparken, Toyota şirketinin bu şekilde üretim yapmak için yeterlilikleri bulunmamaktaydı. Bu nedenle TPS olarak adlandırdıkları sistemle, müşteri taleplerine dayanan, just-in-time (jit) ilkesine göre ve gereksiz üretimden kurtularak üretim akışını kısaltan bir üretime başladılar. Bu anlayış, mass production karşısında yeni bir kavram olarak ön plana çıkmaktaydı.

      Bu yeni üretim paradigması sonradan, “lean manufacturing” olarak adlandırıldı.

      Aşağıdaki şekilde (Şekil 1), Ford şirketi ile Toyota şirketi arasındaki üretim anlayışına ilişkin farklılık özetlenmektedir.


      Şekil 1: Toyota şirketi ile Ford şirketi arasındaki üretim anlayışı farklılığı.





      Lean Manufacturing Gemi İnşaa Sektörüne Uygulanabilir mi?

      Gemi inşşa sektörü, otomobil sektöründen tamamen farklı bir sektördür. Kısa zaman aralıklarında inşaa edilerek piyasaya sürülen gemiler bulunmamaktadır. Gemiler, sipariş üzerine ve birkaç hafta hatta birkaç ay gecikmeyle inşaa edilmektedirler. O nedenle “lean manufacturing” i gemi inşaa sektörüne uygulamak uygun olur mu?

      Yukarıda tanımı yapılan gemi inşaa süreci, son yıllarda bir değişim sürecindedir. Her ne kadar gemi inşaa sektörü diğer sektörlere oranla yenilikçilik te teknoloji boyutunda yaşanan gelişmelere daha zor ve uzun bir zaman alan bir uyum süreci yaşasa da ve muhafazakâr bir yapıda olsa da, uluslararası ticaretin globalleşmesi ile birlikte gemi üreticileri de bir dizi üretim ve plânlama tekniklerini uygulamak zorunda kalmışlardır. Ticaretin bugün ulaştığı nokta göz önünde bulundurulduğunda, yük sahiplerinin de yüklerini zaman kayıplarını önleyerek daha kısa sürede ve daha güvenli bir şekilde taşıtacakları yeni tip gemi taleplerinde bulunduğu görülmektedir. O nedenle son yıllarda, inşaa edilen gemilerin de belirli standartlarda olması gerekmektedir. Zaten bu standartlar, çeşitli uluslararası kuruluşlarca da belirlenmiştir.

      Örneğin Japonya’ da, modüler üretim yapan ve ileri teknoloji kullanan tershaneler, blok halinde inşaa ettikleri parçaları, hareketli bantlarda taşıyıp bir araya getirmek suretiyle gemi inşaa etmeye başlamışlardır. Artık gemi inşaa sektöründe kızak üzerinde her işin aynı anda yapılmaya çalışıldığı üretim, gerek zaman kayıpları doğurması gerek hatalı montajlara yol açması bakımından müşterilerin taleplerini karşılayamamaktadır. Blok olarak inşaatı gerçekleştiren bu tershaneler, birer gemi fabrikası olaak çalışmaktadırlar. Bu model çerçevesinde, farklı atölyelerde bir araya getirilen bloklar, daha sonra birbirine monte edilerek hem gecikme süreleri en aza indirilmiş olmakta hem de just-in-time (jit) bir üretim yapılmaktadır.

      Japonya’ daki tershanelerde uygulanan bu sistem, “lean manufacturing” e güzel bir örnek teşkil etmektedir.

      Gemi İnşaa Sektöründe Lean Manufacturing Uygulanmasının Amaçları

      Üretimde yaşanan olumsuzluklar, 7 temel başlıkta toplanabilir (Liker, Lamb, 2001):

      Fazla üretim (over production) – Gerek duyulandan fazla üretim yapılması halinde materyal akışında aksamalar ve hatta durmalar yaşanabilir.
      Hatalı üretim (defective product producing) – toplam üretim göz önüne alındığında, gecikme sürelerine neden olur.
      Envanter (inventories) – bekleyen mal hem yer kaplayacak hem de maliyet doğuracaktır. Her an hasara uğrama riski de bulunmaktadır.
      Hareket (motion) – Üretime değer katmayan her hareket bir olumsuzluktur.
      (processing) – Müşterinin gözünde fazladan fazladan gerçekleştirilen süreçlerin değeri yoktur ve zaten bu süreçler, müşteriler tarafından izlenmemektedir.
      Ulaşım (transportation) – hareket halindeki malzeme akışı, müşteri için bir katma değer oluşturmamaktadır.
      Bekleme (waiting) – malzemenin beklemesi, malzeme akışı sürecinde önemli bir engellemeye neden olmaktadır.

      Yukarıda sayılan olumsuzluklar ışığında problemi nasıl tanımlayabiliriz? Asıl problem, büyük oranlarda ve plansız olarak gerçekleştirilen ve kontrol edilemeyen üretimdir.



      3 KURUŞLUK İNSANA,
      5 KURUŞLUK DEĞER VERİRSEN,
      GÜN GELİR
      1 KURUŞA SATAR SENİ...